Çin’de Akrep Yedik , Böcek Yemek , Çin Mutfağı

DOMATES ÇORBASI TOMATO SOUP KISA YEMEK VİDEO

BÖRÜLCE PEA KISA YEMEK VİDEOSU

KÖRİLİ ET – BEEF CURRY KISA YEMEK VİDEOSU

16 Adımda Dünden Bugüne Cumhuriyet

ORTAYA KARIŞIK Nisan 5, 2016
1.087

Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşunun 92. yıldönümü. Yani en büyük bayramımız. Aslında zaman zaman unutsak da hepimiz tarihimizi, bugünlere nasıl geldiğimizi, neler yaşayıp, ne badireler atlattığımızı çok iyi biliyoruz. Ama bu topraklardaki geçmişimize kısacık bir göz atıp Cumhuriyetin nasıl kazanıldığını yine de bir hatırlatalım istedik. “Bayramımız Kutlu Olsun” o zaman…

1. Gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası

1. Gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası

Evler Yemen türküsü

Sokaklar seferberlik

Öyle bir gariplik ki

Öyle bir tedirginlik

Yaz başında güz sonrası

1299 yılında Anadolu’nun küçük bir kasabası olan Söğüt yakınlarında kurulan Osmanlı Devleti altı yüz yıldan fazla hakimiyet sürmüş güçlü bir devletti. 1453 yılında İstanbul’un fethiyle kuruluşunu tamamlayan Osmanlı, Muhteşem Süleyman’ın ve daha sonra da 1579 yılında ünlü Vezir-i Azam Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümlerine kadar en şanlı dönemini, yani Yükseliş dönemini yaşamış, üç kıtaya nam salmıştı.

2. Ayvalar çiçekteydi

2. Ayvalar çiçekteydi

Güller daha tomurcuk

Açıl demişti güneş

Açılmıştı kıraçta kış elmaları

Gelişme ve Yükseliş dönemlerinden sonra, şanlı zaferlerin ve fetihlerin bitmesiyle önce Durakalma Devri; saltanat kavgaları ve iç çekişmelerle geçen bu dönemden sonra da Gerileme Devri başlamıştı.

3. Çözül demişti güneş

3. Çözül demişti güneş

Çözülmüştü yılanlar karanlık odalarında

Dallarda yuvalar tüy kokuyordu

Düğünçiçekleri şenlikli

On dokuzuncu yüz yılla başlayan gerileme devrinde, girdiği savaşlardan ve imzalanan anlaşmalardan sürekli kayıpla çıkan Osmanlı Devleti ne yazık ki sonunda parçalanma dönemine girmiş,19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren de Avrupa’nın “Hasta Adamı”olarak görülmeye başlanmıştı. (Deyim 12 Mayıs 1860 tarihinde The New York Times tarafından yazılır ve kullanılmaya başlanır.)

4. Gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası

4. Gün doğmadan başladı

Ne dal kaldı, ne tomurcuk

Yerden yere çaldı otları, ağaçları

İnsan yüzlü bir korkuluk

19.Yüzyıl Dünya tarihi açısından olduğu kadar, Osmanlı Devleti açısından da birçok değişimin yaşandığı bir yüzyıldır. Bu yüzyılda Osmanlıda mutlakıyet yönetiminden meşrutiyete geçilmiş ve padişahın yanında İttihat ve Terakki Fırkası da yönetimde söz sahibi olmaya başlamıştı. Milliyetçilik akımının etkisiyle ayaklanan milletlerle uğraşan Osmanlı yöneticileri, bir yandan da Avrupalı devletlerin içişlerine karışmalarını engellemeye çalışıyorlardı.

5. Üşüdüm dünyalarca

5. Üşüdüm dünyalarca

Baskın yemiş bir kent gibi üşüdüm

20.Yüzyılın başında Osmanlı Devletinde kötü gidişi durdurmak, birlik ve bütünlüğü sağlamak için türlü kurtuluş çarelerine başvurulsa da bunlardan istenen sonuç elde edilememiş ve ne yazık ki yıkılış kaçınılmaz olmuştu.

6. Sergen etti filizleri sapsarı bir karanlık

6. Sergen etti filizleri

Bahardan kışa düştüm

Yüzyılın başında kaybedilen Trablusgarp ve Balkan savaşları, ardından patlayan 1. Dünya Savaşı, Osmanlının toparlanma çabalarının hüsranla bitmesine neden olmuştu. 1914’te başlayıp dört yıl süren I. Dünya Savaşı sonunda Almanya, Avusturya – Macaristan, Bulgaristan ve Osmanlı Devletinin de içinde yer aldığı İttifak Devletleri yenilmiş, yenen ve yenilen bütün devletler savaştan çok zarar görmüştü.

7. Acılı günler gördüm

7. Acılı günler gördüm

Sığdıramam bir tek günü bir koca yıla

Milyonlarca insanın öldüğü, şehirlerin yakılıp yıkıldığı bu savaştan sonra, yenenlerle yenilenler arasında önce ateşkes, sonra da barış antlaşmaları yapılmış, İmparatorluklar yıkılarak, yerine yeni devletler kurulmuştu.

8. Geceler geçirdim yoz kentlerin bulvarlarında

8. Geceler geçirdim

Nice baharları kışlara gömdüm

Uzak düştüm yelinden yelesinden acılı yurdun

1.Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğunun, İtilaf Devletlerince işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde, ülke bütünlüğünü korumak için çok cepheli siyasi ve askeri bir milli mücadele yani Kurtuluş Savaşı başlatılmıştı.

9. Uzak düştüm umudundan mutundan

9. Uzak düştüm

Yomundan uzak düştüm

Bunaltının böylesini görmedim

19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsuna ayak basmasıyla başlayan ve 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile de resmen sona eren Kurtuluş mücadelesi ile Cumhuriyetin de temelleri atılmıştı.

10. Severim fırtınanın her türlüsünü

10. Severim fırtınanın her türlüsünü

Ormanlar uğultulu, sular dalgalı

13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent ilan edilmesinden sonra Atatürk, “egemenliğin ulusa dayandığı” bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı, 29 Ekim günü Atatürk milletvekilleri ile de görüştükten sonra, taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiş, Meclisin de önergeyi kabul etmesiyle Türkiye Devletinin yeni yönetim biçimi Cumhuriyet, yeni ismi de “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmişti.

11. Severim filizkıran fırtınasını

11. Severim

Kırıp kanatmıyorsa sevincin türküsünü

Bir millet, bir devlet küllerinden yeniden doğuyordu. Artık yeniden ayağa kalkma zamanıydı. Atatürk’ün önderliğinde el ele, gönül gönüle veren Türk Halkı yeni Cumhuriyete şekil veriliyordu.

12. Nerde benim baharım

12. Nerde benim baharım

Dalım yaprağım nerde

Gece çökmüş üstüne kerpiçsel yalnızlığın

Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, laiklik, devletçilik, inkılapçılık olmak üzere; Türkiye’nin çağdaşlaşma yönünü belirleyen, Atatürk Devrimlerine temel teşkil eden ve Türk milliyetçiliğini esas alan bu ilkeler. Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırabilecek, bilimsel düşünceyi esas alan aklın ve mantığın çizdiği yollardı.

13. Sanki kaplan pençesinde bir manda böğürtüsü

13. Sanki kaplan

Ne kuş kalmış ne çiçek

Ne kırmızı ne yeşil

Sapsarı karanlıkta yerler bahar ölüsü (Hasan Hüseyin Korkmazgil 1978)

Artık laik ve demokratik bir ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyetinde, toplumsal, kültürel, yasal ve iktisadi bir dizi düzenlemeye gerek vardı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk tarafından öncülük edilen, TBMM’nin açılmasından sonra 1922’de saltanatın kaldırılması ile 1937’de laikliğin anayasaya girmesine kadar devam eden ve sonucunda teokratik ve çok uluslu Osmanlı Devleti’nin laik, demokratik ulus devlet Türkiye Cumhuriyetine dönüşmesiyle sonuçlanan devrimleri hayata geçirmeye gelmişti sıra.

14. Biz ekimlerde çiçek açmayı severiz, Manisa’da lale olmayı

14. Biz ekimlerde çiçek açmayı severiz

Turkuaz denizlerde oynaşan balıklar olmayı Marmaris’te

Toplanıp mürdüm eriği tadında çoluk çocuk

Ateşler yakalım İzmir’de, tükenmesin büyümüz

Atatürk’e göre bu devrimlerin amacı; Türk Milletinin son asırlarda geri kalmasına neden olan bütün kurumları kaldırarak yerine milletin karakterine, şartlara ve çağın gereklerine uygun ve ilerlemeyi sağlayacak yeni kurumlar kurmak ve Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkartmaktı.

15. İmbat kokalım, meltem eselim erguvanlı sokaklarda

15. İmbat kokalım,

Söndürelim şu düşmanlığı, kindarlığı ateşlere verelim

Aydın’da efelenelim, Çeşme’de denizlere akalım

Cumhuriyet engin derya, yüce mi yüce sevda

Cumhuriyet yedi iklim barış, cumhuriyet kutsanmış aşk…

İlk iş olarak Tevhid-i Tedrisat yani öğretimin birleştirilmesi ile başlayan devrimler, harf devrimi, kılık kıyafet devrimi, soyadı kanunu, Kadınlara siyasi hakların verilmesi, medeni kanunun çıkarılması… gibi sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel ve anayasal alanda yapılan bir dizi düzenlemeyle devam etmişti.

16. Bir kaşık aşımız, bir dilim ekmeğimiz cümleye açık

16. Bir kaşık aşımız

Cumhuriyet büyük kardeşlik, büyük aşk

Cumhuriyet gür akan şiir, gümbür gümbür akan ırmak

Cumhuriyet yedi iklim barış, cumhuriyet kutsanmış aşk… (Barış Erdoğan)

İşte bu zor koşullarda kurulan Cumhuriyet; doksan iki yıllık bu süreçte pek çok isyana, ayaklanmaya, darbeye maruz kalmasına karşın demokrasi anlamında hala emeklemeye devam etmekte; siyasi, sosyal ve ekonomik bir kavgadan sağ salim çıkabilme savaşı vermekte. Umudumuz ve dileğimiz Cumhuriyetin; kardeş kavgasının olmadığı, halkının mutlu ve barış içinde yaşayacağı nice yaşlara ulaşması. Öyleyse BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN…

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.