HİNT MUTFAĞI – KUZU BİRYANİ – INDIAN LAMB BIRYANI

TAYVAN TAİPEİ’DE BİR GÜN NASIL GEÇER- SOKAKLARIN TEMİZLİĞİ GÖRÜLMEYE DEĞER

(Pekin) Çin’de Yaşamak, Minik Çinliler Türkiye tanıtımında Halay Çekiyor, Ufkum ile VLOG

ÇİNDE İNANILMAZ BİR GÜN VLOG HAYRED-ÇİN YEMEKLERİ VE GECE HAYATI

Festivalin Gölgesinde Bile Durulmayan 11 Seçenekli İstanbul Etkinlik Rehberi

ORTAYA KARIŞIK Nisan 5, 2016
343

!f İstanbul tüm yoğunluğu, güzelliği ve ek gösterimleriyle devam ede dursun, biz gösterimlerden geri kalan zamanları da ziyadesiyle değerlendirebilelim diye, haftanın etkinliklerine bir göz atalım dedik. Tortoise‘lı Caz Şubatı‘ndan Giorgio de Chirico‘ya, Dijital Devrim‘den dumanı üstünde filmlere; yine İstanbul ajandasına elimizi verdik, kolumuzu kaptırdık.

1. Müzik – Feder & Joris Delacroix / 19 Şubat

feder joris delacroix
Babylon Bomonti / saat 22.30

Feder’i birçoğumuz, geç kavuşup hiç ayrılmak istemediğimiz efsanevi müzisyen Rodriguez’e yaptığı Sixto remix’i ile tanıyoruz. Güney Fransalı oluşundan dolayı belki de; deep house’un çoğunlukla serin duran setlerine yüksek ısılı enerjiler bulaştırıyor kendisi. Feder, Cuma gecesi şehrimize teşrif ediyor. Kendisine Güney Fransa’nın bir diğer deep house hünerlisi Joris Delacroix eşlik ediyor.

2. Sergi – Digital Revolution / 20 Şubat – 12 Haziran

digital revolution
Zorlu PSM

Sanat ve teknolojinin izleyeni şaşkınlıklara gark eden ilişkisini kapsamlı bir seçki ile sunanDigital Revolution sergisi; Londra, Stockholm ve Atina’nın ardından İstanbul’u ziyaret ediyor.

Inception ve Gravity gibi filmlerde kullanılan özel efekt tekniklerinin uygulamaları; Pac-Man veSpace Invaders gibi retro oyunlar; Björk, Radiohead ve Brian Eno gibi müzisyenlerin görsel ve işitsel güzellikleri birleştiren işleri; 3 boyutlu enstalasyonlar… Sergide tecrübe edilmesi olası güzelliklerden sadece birkaçı.

3. Müzik – Gevende / 20 Şubat

gevende
Salon İKSV / saat 22.30

En son, yaklaşık bir sene kadar önce St. Antuan Kilisesi’ndeki enfes performansları vesilesi ileGevende’den bahsetmiştik. Sahneyi ve izleyeni esir alan emprovize güzellikleri ve deneysel müzikleri sağ olsun, nerde ne zaman yakalasak canlı canlı izlemek istiyoruz kendilerini.Gevende, Cumartesi gecesi Salon’da.

4. Müzik – Jake the Rapper / 20 Şubat

jack the rapper
Cue İstiklal / saat 22.00

Bronx’ta doğdu, Berlinli oldu. Fusion Festival’den Almanya’nın en ‘hype’ kulüplerine, kabinleri hip-hop’lu, techno’lu, caz’lı setlerle doldurdu. Jake the Rapper, namı diğer Jacob Dove Basker, Cumartesi gecesi Beyoğlu’nda.

5. Müzik – Tortoise & The Ex feat. Ken Vandermark / 22 Şubat

tortoise
Cemal Reşit Rey Konser Salonu / saat 20.00

Özlemle beklemekte olduğumuz, CRR 3. Caz Şubatı bu hafta başlıyor. Birbirinden leziz müzisyenlerin sahneyi ağlatacağı etkinlik programı itina ile iştahımızı kabartıyor. Ve fakat konuklar arasında öyle bir isim var ki, kalbimizi yerinden çıkacakmış gibi attırıyor.

İçimizdeki post-rock aşkının gerçeklikte vücut bulmuş hali, enstrümantal atmosferin deneysel büyücüleri Tortoise, yeniden şehrimize geliyor. Tortoise bu sefer sahneyi, Hollanda’nın özgür ruhlu post-punk’çıları The Ex ve Bostonlu caz saksofoncusu Ken Vandermark ile paylaşıyor.

6. Müzik – Caro Emerald / 24 Şubat

caro emerald
Cemal Reşit Rey Konser Salonu / saat 20.00

CRR 3. Caz Şubatı’nın dikkat çeken konuklarından biri de İstanbul dinleyicisinin dinleye dinleye omuriliğine kazıdığı isimlerden; Caro Emerald. ‘En hafifinden, bol swing’li bol ritimli bir konser olsa da gitsek’ diyenlere duyurmuş olalım. Caz Şubatı’nın kaçırılmayası diğer konuklarını da görmek isteseniz sizleri şuraya alalım.

7. Müzik – Paolo Angeli / 24 Şubat

paolo angeli
Akbank Sanat / saat 20.00

Gitara hem tasarımsal hem de işlevsel yenilikler getirerek yepyeni seslerin izini süren Paolo Angeli, çağdaş müziği çeşitleyenlerden. Kendisi gitar, viyolonsel ve davul karışımı özel enstrümanı ile avantgarde, ‘free jazz’ ve minimal sularda yelken açarken; memleketi olan Sardinya’nın müzikal geleneklerini de selamlamadan geçmiyor.

8. Sergi – Giorgio de Chirico / 24 Şubat – 1 Mayıs

giorgio de chirico
Pera Müzesi

Nietzsche, Arthur Schopenhauer ve Otto Weininger gibi düşünürlerden etkilenerek, metafizik sanat hareketinin öncülüğünü yaptı. I. Dünya Savaşı öncesinde başlattığı kariyeri, zaman içinde neoklasik ve neobarok öğelerle zenginleşti. Sürrealizm akımının en önemli ilham kaynaklarından biri oldu. 20. yüzyıl sanat iklimine şekil veren sıra dışı sanatçıların başında gelen Giorgio de Chirico’nun eserleri ilk kez İstanbul’da.

9. Müzik – Shigeto (Ghostly International Night) / 25 Şubat

ghostly
Babylon Bomonti / saat 21.00

Matthew Dear tarafından kurulan ve ambient – techno takipçilerince el üstünde tutulan Ghostlyplak şirketi, butik bir kadro ile İstanbul’u ziyaret ediyor. Detroit sahnesinin işleyen demirlerinden Shigeto’nun yanı sıra Ghostly’nin taze nefesleri Heathered Pearls ve Lord Raja’nın da konuk olacağı gecede; funk’lı, caz’lı ve hip-hop’lu setler duymak temennimiz.

10. Sinema – Room (Gizli Dünya) / 19 Şubat

room
Küçücük ve dışarıya tamamen kapalı olan bir alanda yaşayan bir anne ve 5 yaşındaki oğlu, nihayet dış dünyaya adım atabilecekleri bir kaçış gerçekleştireceklerdir. Hayatında o odadan başka hiçbir gerçeklik bilmeyen 5 yaşındaki çocuk içinse bu kaçış yepyeni keşiflerin ve gerçek yaşamın başlangıcı olacaktır.

Emma Donoghue’nin aynı isimli romanından uyarlanan Room, Frank filmi ile favorilerimiz arasına yerleşen Lenny Abrahamson’un son filmi. Altın Küre dahil- çeşitli mecralarda ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü kimselere kaptırmayan, anne rolündeki Brie Larson aynı zamanda senenin iddialı Oscar adaylarından. Film bu hafta vizyona giriyor. Merakla bekliyoruz.

11. Sinema – Saul’un Oğlu / 19 Şubat

son of saul
Bu hafta vizyonda yakalayabileceğiniz bir başka kaçırılmayası film de Macar yapımı Saul’un Oğlu (Saul Fia). 1944 yılında, Auschwitz Toplama Kampı’nda geçen bir buçuk günlük bir kesiti anlatan film, kendi memleketinden insanların cesetlerini yakmakla görevlendirilmiş Saul Ausländer’in vicdani mücadelesine odaklanıyor. Saul, ölüler arasında rastlayıp kendi oğlu yerine koyduğu küçük bir çocuğun cesedini yakmamak ve onu geleneklere uygun bir şekilde defnedebilmek için kendini amansız tehlikeler içine atıyor.

Aralarında Cannes ve Altın Küre’nin de olduğu çeşitli jürilerce nice ödüle layık görülen film, Akademi’nin de ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ adaylarından. László Nemes’in yönettiği filmde başrol Géza Röhrig’e emanet.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.